Tevhid Bilinci - Nevzat Yüksel
Sonuç olarak; her kurumsal yapıda olduğu gibi, toplumdaki yozlaşmaların ve çürümelerin; toplumun dinî ve ahlâkî, siyasî ve hukukî, sosyal ve kültürel, ekonomik ve ticari hayatını/yapısını da derinlemesine etkilemesi kaçınılmazdır.
Bu kurumsal yapıların, birinin diğerinden bağımsız olmadığı dikkate alınacak olursa, Müslüman ülkelerde görülen bugünkü dağınıklığın, ezilmişliğin ve çaresizliğin nedenlerini, yalnızca Batı’nın sömürgeci ve emperyalist emelleri ile açıklamak, yeterli ve ikna edici değildir. (Bk. Kur’an, Mâide, 5/105).
Akıl ve bilimle beraber İslâm’ın ana kaynaklarından ve orada öğütlenen ahlâkî ilkelerden uzaklaşmış olmanın sonucu; bid’adçıların, hurafecilerin ve istismarcıların elinde aslî kimliğini kaybeden kurumsal yapılar, ağır bedeller ödemekten asla kurtulamazlar. Şirke karşı tevhit inancını korumak, işte bu yüzden çok önemlidir…
